5 Nisan 2010 Pazartesi

SARIMSAK-FD6

Hafta içi bir gün, bir sebepten erken ve o mükemmel EGO otobüsüyle dönüyorum eve.. Otobüse bindiğimde saat 16.00 civarı.. Allahtan ilk duraktan biniyorum ve 2 saatlik yolculuğumu biraz daha az acılı hale getirmeye çalışıyorum tabii kendimce:)
Güzel ve dünyada lider kentimin yine bir o kadar mükemmel semtlerinden birinden geçiyoruz ve sanırsın gelişmekte olan ülkemin çoğalan yaşlı nüfusunun %60 kadarı durakta sırada:)

Haliyle otobüsün yaş ortalaması artık 70'lerde seyrediyor, yılların verdiği birikimle gittikçe ağarlaşıyooor ağarlaşıyooor:))
Durakta baya bir bekliyoruz dolayısıyla ağır adımlar bir taraftan arkadaki arkadaşa laf yetiştirmeler:) Bir an bir hareketlilik oluyor dışarıda. Dedenin biri koşarak ve kaldırımdaki kalabalığı yararak büyük bir hızla yetişiyor otobüse ve kendini içeri atıyor.(Maşallah ben o kadar koşamam ne diyim:) derkeeen farkediyorum ki o atletik adam sadece dedenin biri değil Faik Dede!!
Hep merak etmişimdir neler yapar, tek başına nasıl davranır, evdeki gibi midir:)) ne bileyim dışarıdan ki hazır beni farketmemişken izlemek istedim onu bir süre, sağlığı için de çok sevindim bu arada..
Ancak o yolu depar atıp gelen dede ne olduysa otobüse binince hastalanıvermişti; hatta sanki o hep hastaydı zaten ayakta duracak hali de yoktu (dolayısıyla arkalarda yer olmasına rağmen) hemen en öne oturması gerekiyordu. Tabii bunu bi kaç kere seslice dillendirince -eşşek değilse anlayan- öndeki genç yer verdi dedeye.. (her zaman en öne oturmayı sever de:))
Aramızda bir koltuk olması sebebiyle izlemek ve dinlemek hayli kolay oldu.

Dede sohbeti sever hele ki şoförlerle.. Hemen bir sohbet açıyor haliyle ve can hıraş bir sohbete dalıyor dede tabii tek taraflı:))
Bu arada zavallı şoför saniyelik bir arada çok mühim ve beni kendimden geçiren çarpıcı soruyu soruyor dedeye: "Sarımsak seviyoruz galiba amca baya bi tüketmişiz hani" (hahahaha)
İlk 1 saatlik yolu katettikten sonra, duraktan bir kaç genç biniyor. Bilirsiniz otobüs boş olsa bile önde ayakta durmayı seven bir gurup insan var . Çok büyük bir hata yaparak dedenin önünde ayakta durdular.
-Yavruum hadi bakalım arkaya bak boş arkası
-.....
-Yolu izliyorum evladım geçer misiniz arkaya hem benim midem bulanır öyle yolu göremezsem..
Talihsiz gençler usul usul arkaya doğru yol aldılar.

Eve döndüğünü sandığım dede ilginç bir şekilde alakasız bir durakta inip beni ve şoförü (eminim çok üzülmüştür:))terketmişti. Anlam veremediğim bu yeri nasılsa akşam sorarım diye düşündüm ben de ve yola devam...

Akşam yemek saati kapı çaldı ve dede, geçte olsa geldi.
-Merak ettim dede nerdesin?
-Dolaşıyorum canım nerde olcam!
-Nerde dolaşıyosun (açıklama yapmazsam onun da cevap vermeyeceğini bildiğim için) Hayır dönüşte aynı otobüsteydik sen bilmem nerdeki durakta indin o saatten beri de gelmedin???
-Ordaki durakta bi market var ona gittim (market gezmeyi sever hiç bir şey almasada:). Sonra 60 yaş kartımın süresi doldu ben de market servisleriyle buraya kadar geldim ama geç oldu.
-??!! Nasıl o kadar yolu!
-Hııı sahi bak öyle de gelinebiliyo buraya ondan ona ondan ona aktarma yapıyosun. Ama saatleri denk getirmek lazım. Bi dahakine daha geniş bir hatta yolculuk yapmayı denicem. Bakalım kaç semt öteye gidebiliyorum hem de hiç bi şey almadan hihihihihihih...

Anlamsız ve tepkisiz bir şekilde bakakalmıştım. Söylenecek çok şey vardı ama bir taraftan da çok komikti. Ya mantıklı bir şeyler söyleyim diye kendimi kasarken gülme tutarsa :)) neyse buna benzer bir çok sebepten aklımdakiler dilimin ucunda kaldı....

5 yorum:

resimli günlük dedi ki...

Film gibi :) Belki olur,bir gün birisi bunları senaryolaştırır,çeker.Malzeme süper :)
özlem

Nukima dedi ki...

Belki bi gün, ben de merak ettim şimdi nasıl olurdu filmi:))

Volkan Dalyan dedi ki...

belki bir sitcom?

KELİMELERİM YETSE dedi ki...

Her eve bir Faik Dede lazım, koptum okurken (:

Ben Faik Dede'yle karşılaşmak için market arabalarına hücum edicem bundan sonra (:

Nukima dedi ki...

Gerçekten lazım :))

Yorum Gönder