Seni seviyorum Dede...
Sıcak gülüşün, dost ellerin, gülümseyen gözlerin ve altın dişlerin...
En çok altın seviyorum hayatta:)
Hani o kötü gün dostum diye şiirler yazdığın, uğruna göz yaşı döktüğün, çekmesinler diye türlü diş tabiplerine yalvardığın; takma dişin haricinde sana bağlı olan, sona kalan tek diş.
Bazen korkuyorum Dede senden, yoksa sen o canavar mısın? Ama yok o başka bi şeydi canııım...
Bundan yıllar önce sen yine Dedeyken ama ben çocukken (hehehehehe) hani beni kahveye götürürdün, kağıt oynardın orda arkadaşlarınla hiçbişeyine, sonra bana otur oturduğun yerde payı oralet alırdın. O günlerden bu günlere hatırladığım en sağlam anı -hiiiiç heves etme öyle mükemmel bi şey değil- arkadaşlarınla konuşup gülerken dolu boş usulü devam eden dişlerinizin arasından suratıma fırlayıp gelen tükürüklerdi:)
Nenem beklerdi seni kızgın homurtular içinde.. Burnunun dikine gittiğin o yıllardan sonra Nene dışında hiç bi şey kaybetmedin kendinden...
Senin hallerin Nenemin çenesine vurmuştu sanki...
Evden türlü çıkıp gidiş hikayelerin vardı:
-Hade canım sende! (dedi ve gitti daha da dönmedi derdi Nenem)
-Canım sıkıldı, kalbim daralıyo gidiyim de bari dışarda öleyim.(dedi ve gitti daha da dönmedi)
-Bacaklarım ağrıdı otur otur, biraz dolaşayım da açılsın.(dedi ve gitti daha da dönmedi)
Hiç konuşmazken Nenem:
-Sus bea kadıııın kafam şişti.(dedi ve gitti daha da dönmedi)
Büyüdükçe bu haller bana anlamsız gelmeye başlamış; hayatı, dedemi ve ilişkileri sorgulamaya başlamıştım.
Bi gün kafamdakileri Neneme açıp içimi dökeyim, sorup durumu açıklığa kavuşturayım ve hayatıma kaldığım yerden devam edeyim dedim.
Tabiki hayal ettiğim o bilge Grandma görüşmesi olmadı. Ben yuvarlak teneke bi kutu içinde amerikan tarzı benim için pişirilmiş nefis kurabiyeler ümit ederek gitmiş bulunduğum halde Nenem önüme yımırtalı yeşil soğanlı dürüm koymuştu midem bulandı yiyemedim. Ama o naaptı? Bi dürümden bi çaydan almak yöntemiyle yumurtayı çay bardağı kenarına dizdi. Tabi benim hayat adına sohbet keyfim iyiden iyiye kaçtı. Kimle yaaa sohbet edecem, felsefe yapacam diye isyan etmeye başladım..
Yine de kendimi toparlayıp sohbete başladım. Sorguladım, çıkarımlarda bulundum, vakit geçtikçe coştum da coştum..
Yani Nene dedim son olarak "aşk böyle mi olmalıydı?"
Bekledim bekledim....
-Nene??
-Ha? Ne dedin? dedi.
Bir damla göz yaşı pıtladı sağ gözümden...
İnci ve Su
9 ay önce